Kayıtlar

Resim
  Formülün İflası: Dan Brown Büyüsü Neden Bozuldu? Bir Okurun ve Yazarın Gözünden "Sırların Sırrı" İncelemesi ​Lise yıllarında Dan Brown romanları benim için okuma alışkanlığının ve yazma hevesinin temeliydi. Ancak yıllar sonra elime aldığım son kitabı, eski bir dostla karşılaşıp artık konuşacak ortak bir şeyimizin kalmadığını fark etmek gibi bir hayal kırıklığı yarattı. Bu hayal kırıklığı sadece nostaljik bir sitem değil; kurgu matematiği, karakter tutarlılığı ve özgünlük açısından somut temellere dayanıyor. ​İşte bu kitabın (ve belki de yazarın son döneminin) sınıfta kaldığı noktalar: (Spoiler olacaktır.) ​1. Mekanik ve Ruhsuz Anlatım: "Yapay Zeka Hissi" ​Kitabı okurken hissettiğim en baskın duygu, satırların arkasında tutkulu bir yazarın değil, bir algoritmanın olduğuydu. Giriş, gelişme, kovalamaca ve sözde "büyük final" o kadar şablonize edilmiş ki, sanki yazar "Dan Brown Romanı Formülü"nü bir yapay zekaya verip çıktısını almış gibi. Hikayeni...

BÜYÜMEYİ BAŞARAMADIM

Resim
BÜYÜMEYİ BAŞARAMADIM... 07/11/2021 tarihinde yazdığım bir yazıyı koymak istedim.... Büyümeyi başaramadım.  Beni korkuların ve takıntıların kontrol eden bir zihnin mücadelesiyle yıllarımı verdim. Başardığım her şey sadece kendime boş bir ispattan öteye gidemedi. Hiçbir zaman mutlu olamadım. Akademik başarıymış, çıkan bir kitapmış, bir sınav notuymuş, bir kızın elini tutmanın oyuncak zaferlerden öteye gidememesinin tek nedeni Sezen Aksu’nun şarkısında olduğu gibi yaşımın hala on yaşında 99 depreminde yıkılmak üzere olan apartmanda üçüncü katta balkondan salonun camına atlamak zorunda kalırken yıldızların ne kadar yakınımızda olduğunu fark ettiğim o anda kalmış olması. Ondan sonra büyüme hızım bedenime yetişemedi bir türlü, kabullenmek istemedim ve büyüme mücadelem herkesten çok farklı bir yönde ilerledi.  Hayal gücümün derinliklerinde yazdığım hikayelere, bilgisayar oyunlarına, abudik gubidik fantastik diyarlara ve süper kahramanlara tutundum ve dış dünyadan kendimi soyutladım. ...

Kendi Anlatımımla "Varoluş"

Bu yazı ilk olarak Gölge e-dergi'nin 78. Mart sayısında yayımlanmıştır, derginin tamamına  buradaki  linkten ulaşabilirsiniz. Yazının bazı kısımlarını sadeleştirerek koyduğumdan arada kalan kısımları da dergi içerisinde bulabilirsiniz (burada daha çok Varoluş romanımla alakalı kısımlara yer verdim, eski yazdığım öyküler ve romanımı bastırma sürecimle alakalı kısımları çok uzun olmasın yazı diye çıkarttım).  ------------             Eskiden beri amatör hikâyeler yazıp dururdum, bu öyküler benim kaçış yerlerimdi. Hayal gücüm ile beraber arzu ettiğim her yerde olabiliyordum ve her şey benim elimdeydi. Ortaokulda yazdığım bir hikâyeyi hatırlıyorum, adı Cehennem Tacı idi ve yazdıktan sonra annemler on adet olarak matbaada baskısını yapmışlardı ve ben de onu arkadaşlarıma dağıtmıştım. Tabi şimdi düşününce saçma olabilecek bir konusu vardı, yıllar önce dünyamıza gelen uzaylıların yenildikten sonra insanlar tarafından dünyanın derinlikl...

Evrim Kuramı ve Mekanizmaları - Çağrı Mert Bakırcı

Resim
Evrim Ağacı ekibinin bir parçası olarak bu ekibin bizzat başında bulunan en has insanın çıkartmış olduğu kitabı alıp okumamazlık yapamazdım. Şimdi kitap ayağıma gelsin deyip de D&R'dan önsiparişimi vermiş beklerken birden 10 Ocak'tan 17 Ocak'a tarihin ertelenmesi, ama Pandora'dan sipariş edenlerin ya da kitap fuarından alanların çoktan kitabı yalayıp yuttuğu Darwin'in sus pozunda fotoğraflar çekip paylaştığını görmem beni bayağı kudurtmuş olsa da sonunda kitabıma kavuşabildim. Burada internetten sipariş vermekten korkanların kulağını bir çekiştirme gereksinimi duyuyorum aslında, D&R ya da Pandora gibi büyük kitapevlerinin siteleri güvenilirliklerini kanıtlamış vaziyetteler, hiç bir sorun çıkmıyor artık biraz güvenin diyorum ve devam ediyorum. Öncelikle çok sade ve anlaşılır bir dille sizleri karşılıyor Çağrı Mert (hangi adı daha çok kullandığını bilemiyorum, buradan kendisine sorayım madem, Çağrı mı Mert mi?). Her bölümün başında ilgi çekici bir hikaye...